30 Ekim 2012 Salı

Kisisel

Hicbirsey kisisel degilken, nedir acaba bu kendimize yatirim yapip durmamiz !
Hala bazen kendimi kisisel gelisim kitaplarina veya kurslarina bakmak isterken yakaliyorum...


18 Ekim 2012 Perşembe

Hz. Muhammad


Deepak Chopra'nin "Muhammad" adli kitabindan:


Ruquayah Muhammed's 3rd daughter and Muhammed:
"Tell me Papa, what has really happened to you?"
"There is an inner man that nobody sees," he replied. " Now he is on the outside, and the outer man, who is seen by everyone, he is gone forever"

Hz Ummu Gulsum diye geciyor Hz. Muhammed'in ucuncu kizi
Onunla, Hz Muhammed arasinda gecen diyalog:

- Baba soyler misin gercekten ne oldu sana ?
- Icimde kimsenin gormedigi biri var, diye cevapladi.  Simdi "O" disarda. Ve disarda herkesin gordugu bir var, o ise artik ebediyyen yok oldu. 

Dista gorunenleri kurban ettigimiz bayramlara, hepinizin bayrami kutlu olsun. 

Bu da hediyesi :)


17 Ekim 2012 Çarşamba

Kundalini


Yil 2003. Amerika'dan dondum babama bakmak icin. Kanserdi. Dondugum gun vefat etti. Bir ay sonra annemle kizkardesim cok buyuk bir trafik kazasi gecirdiler. Ikisi de cok kucuk yara berelerle kurtuldu.
Kazadan sonraki bir hafta hipnotize olmus gibi koltugumda oturup, ya onlar da olseydi ne olacakti diye sordum durdum kendime. Agladim, surekli agladim. Bu kadar mi dedim. Varlar ve bir dakka sonra yoklar. Bu mu, hep boyle mi olacak? Birsey bir gun var, diger gun yok olacak. Ben ne yapacagim bu varolma, yokolma arasinda. Bir haftanin sonunda biraz sakinlestigimi animsiyorum simdi gecmisi seyrederken.

Aradan kisa bir zaman gecti. Istanbul'da yasiyorum. Sisli' nin en kalabalik yerinde dolmus sirasi bekliyorum. Icimden birsey yukseliyor. Karanlik bir sey. Zehirli bir sey. Bogazima kadar geliyor. Yeniden geri gidiyor. Dolmus siram geliyor, biniyorum. 1 saate yakin dolmustayim. Soforun yaninda oturuyorum, camin kenarinda. Kafami cama koyunca tek dusundugum sey, eve gidince nasil kendimi oldurecegim. Ortada olmek icin hicbir sebep yok. Iyi bir isim var, guzel bir evim var, sevgilim Amerika'da gelecek bir kac ay sonra. Annem, kardesim iyi. Arkadaslarim hepsi iyi, guzel. Ama benim tek dusundugum eve gidince nasil olecegim. Kendimi dusluyorum. Eve girisimi, camdan asagi bakisimi ve atlayisimi. Tek istegim olmek.

Eve gidince dusledigim seyi yasamiyorum ama. Robot gibi hareketlerle ustumu basimi cikariyorum, yiyecek birseyler hazirliyorum, sonra yatip uyuyorum. Gece 3 karnimdan yukari dogru cikan zehirle yine uyaniyorum. Beynime dogru gidiyor. Yaniyor icim. Sanki volkanin lagvasi icimden akiyor, beynime. Biraz sonra cildiracagim diyorum. Amerika'yi ariyorum. Sevgilinin sesiyle serinlemeyi, teselli bulmayi umuyorum. Sadece agliyorum. Aglarken uyuyorum. Bu surekli tekrarlaniyor.

Aradan zaman geciyor surekli her yerim agriyor. Heryerimde hastalik var sanki. Her bir belirti icin doktora gidecek olsam butun maasimi verecegim biliyorum. Gitmiyorum doktora, bir tek surekli sizlaniyorum. Yasli kadinlar gibi. Suram agriyor, buram agriyor, cok agriyor. Sonra bir doktora gidiyorum kan ile butun vucuda bakan, hastaliklari goren. Hayatimda gordugum en saglikli beden diyor.

Aradan zaman geciyor, surekli kavga ediyorum. Dilim yilan dili gibi, hep disarda, hep sivri. Karsidaki ne hisseder diye bir dusunce yok. Tek istedigim icimden ne geciyorsa soylemek, oylesine, oldugu haliyle. Her dusunce, her his, hepsi disarda. Kafa tertemiz. Hayat kaos.

Aradan zaman geciyor sevgilimden ayriliyorum, sonra isimden kovuluyorum. Patronun acigini yuzune vurdugum gunun ertesi.

Duruyorum evde. Beni ben yapan hicbir sey yok. Hicbir amacim yok. Sadece aci cekiyorum. Cok aci.
Annem diyor niye gitmiyorsun Hindistan'a?
Butun evdeki herseyimi satip gidiyorum.

Ilk ay sabah 4'den aksamustune kadar yoga egitimim var. Egitimin sonunda inanilmaz atesleniyorum. Hasta degilim, hasta hissetmiyorum ama oyle atesleniyorum ki. Bir hafta inmiyor atesim. Ne icsem, ne yapsam, ne etsem dusuremiyorum.

Aradan zaman geciyor icimin sesini dinliyorum hep artik. Icim bana ne derse onu yapiyorum. Swamiji'yle tanisiyorum. Uc gun suruyor hayatimin altini ustune getirmesi. Sonra gidiyor. Bir basima kaliyorum ama bu sefer yalniz degilim. Huzur, Ask, Tanri'nin varligi, ben yokum.  Yururken ayaklarim yere basmiyor, konusurken konusan ben degilim. Agzimdan biri konusuyor, kulaklarim duyuyor, ama o sozleri soyleyen ben olamam. O kadar erdemliler ki, o bilgiye sahip bile degilim.

Sonra bir gece dunya donuyor, dondukce donuyor. Sabah olana kadar donuyor. Ayaga kalkiyorum, ayakta duramiyorum. Sabah yardim diye sesleniyorum, kaldigim yerin rahibi gelip ayaklarima masaj yapiyor, biraz kendime geliyorum.
Swamiji geliyor. Yanina gidiyorum, soruyorum. Neler oluyor?
"Hmm bu kotu, Kundali'nin uyanmis" diyor.
Icimde bir kucuk cocuk gulecek, yutkunuyor. Sevinc icinde. Cunku duymuslugum var arkadaslardan, cok muhim birsey kundalini. ve benim kundalinim uyanmis. vayy bee!
Peki bunun nesi kotu diyorum, bunu yasamak istemezsin diyor, uzaklara daliyor, Swamiji.
Yoga yapmayi birakacaksin, diyor. Dunya basima yikiliyor. Ama bir yandan da seviniyorum kundalinim uyandi diye.
Ertesi gunu yoga hocama gidip durumu anlatiyorum. Zaten kac derstir beynim yanmasin diye kafama bandaj takiyordu. Eger Swamiji oyle dediyse, birakmalisin diyor. Ben de sahit oldum kundalinisi uyanan birine, onun yerinde olmak istemezsin diyor.
Hala icimdeki sey sevinmeye devam ediyor. Cok tehlikeli de birsey, ve ben de var, vayy bee.
Rishikesh'te yolda yuruyorum insanlar elleriyle beni gosteriyorlar, kundalinisi uyanan kiz diye. Puff!
Vakit geliyor donuyorum Istanbul'a. Yoga merkezlerine dogaltas takilar satmayi planliyorum. Para kazanmam lazim. Gidiyorum bir kac yoga merkezine. Istanbul'un en iyilerine. Niye yoga yapmiyorsun diyorlar, kundalinim uyandi diyorum, sesimdeki gururu saklamaya calisarak. Karsimdaki de cok etkileniyor. Yoga egitmeni ve ilk defa kundalinisi uyanmis biriyle karsi karsiya oturuyor. O ben oluyorum. Cok onemli hissediyorum kendimi. Caktirmiyorum. Uyariyorum, cok muhim birsey bu, cok da tehlikeli, nasil davranacaginizi biliyor musunuz, diyroum. Kimsenin haberi yok.
Yoga merkezleri birbiri ardina Kundalini dersleri koyuyorlar. Swamiji'nin sozunun tasiyicisi oluyorum. "Uyuyan yilani comakla uyandirirsan sokar, yapmayin" diyorum. Nerden bildigimi sorunca onlar, ne zor gunler gecirdigimi anlatiyorum. Samimiyim, ama icimde bir yer hala  gururlaniyor.

Kimi haller oluyor. Ustumden atilacak haller. Gercek benlikle, varlikla olamayan haller. O halleri yasarken, titriyorum geceleri. Esim acile gidelim diyor. Atesim var gibi usuyorum, ama elini degdiginde buz gibiyim. Icimse alev alev yaniyor. Biliyorum, o hal benden cikip gidiyor. Yaniyor birsekil. Kundalini'nin parmagi var biliyorum, sadece kendimi ellerine birakabiliyorum. Ardindan yaziyorum. Neler oldugunu. Hem erdem geliyor o hale dair, ama bir yandan icimde hala bir sey var, cok hosuna gidiyor kundalini.

Bu hallerin ustunden sanirim 3 sene gecti. Swamiji gecenler de artik yoga yapabilirsin dedi. Kurtuldum sanirim kundalini'nin elinden :) Simdi o yuzden bagimsiz yazabiliyorum, icimde bir yer gururlanmadan, sevinmeden. Sadece oldugu gibi.
Niye yaziyorum, bugun tesadufen bir video seyrettim. Mooji'nin.
Nedense ozgurluk (freedom from the bondage)pesinde kosanlar, Tanri pesinde kosanlar, Swamiji gibi, Mooji gibi, hic prim vermiyorlar bu kundaliniye.
Videonun sonunda soyle diyor. Yillardir kundalini deneyimi yasayan yogiler var, ama onlar ozgurluk pesindeler.

Swamiji hayatimda olmasa, bir omru kundalini oyunlariyla gecirebilirdim hic bikmadan. Elde edilen gucler, hisler, erdem. Cok guzel cok. Ama Swamiji'nin sozuyle "iyi, ama yeterince iyi degil". (good but not good enough!)

Bu yolda yuruyen varsa, paylasmak istedim, umarim tez zamanda kurtulur bu kralicenin oyunundan :) Otesinde gidilecek cok yol var, giden gelen bir yol, giden gelen biri olmasa da :)
ASKla...




16 Ekim 2012 Salı

Arac




Buraya seni getiren arabayla, bundan sonraki yolu devam edemeyeceksin. Gordun!
Arabani degistirme zamani.
Eski, gecmise ait.
Tesekkur et seni buraya kadar getirdigi icin ve in arabadan.
Birak.
Merak etme yeni arac verilecek yolun devami icin.

15 Ekim 2012 Pazartesi

Gunun dersi:


Sri Nisargadatta:

"There is only life, there is nobody who lives a life." 
I Am That pp. 43


"Sadece hayat var, hayati yasayan kimse yok."

14 Ekim 2012 Pazar

Kabul


Ne kadar ugrasirsam ugrasayim, anlatabildigim karsidakinin anlayabilecegi kadar ya. Bugun sunu gordum ki, ben 6 senedir eskilerin tabiriyle disimi tirnagima takip annelik etsem de, gecemi uykusuz, gunduzumu hanimefendiyi mutlu etmekle gecirsem de, 10 yil sonra en yakin arkadasina "ayy hic sorma benim annemle babam korkunctur" demeyeceginin garantisi yok.

Cunku sen hangi niyetle ne yaparsan yap, karsidakinin baktigi goz onemli, duydugu kulak.

Bugun kabul ettim, benim bir idealim varmis. Harika bir aile kuracagim.

Kotu bir ailem var diye, ben muhtesem bir aile kuracagim demistim yillarca. Tanri bu hayalim diye vermis sagolsun onume, oynuyorum. Ama bugun farkettim ve sonrasinda da kabul ettim ki ne yaparsam yapayim, dunyaya ait olan seyler mutlaka mutluluk verdigi gibi, ofke, gozyasi, mutsuzluk da verecekler. Bugun anladim bu bir idealmis, cirpinip duruyormusum 7 senedir. Evlilik konusunu 6 ay once anlamis ve birakmistim zaten, birakinca guller acti baktigim bahcede. Bugun de Mira'yla olan oyunumdan aldim nasibimi.

Allah yardimcimiz olsun ne diyeyim!

P.S. Felix Baumgartner bugun stratosferden, 128097 feet'den, yani 37 km'den atladi.
1137 km hizla indi asagi. 9 dk surdu. Akillara durgunluk verici bir deneyimdi. Atlamadan once 1960 yilinda 102000 feet'den atlamis kocu, "simdi artik koruyucu melegimize emanetsin" dedi. 5 yildir calisiyordu Felix bu atlayis icin. Teknik hersey yapilmisti. Ve o yukseklikte kapiya cikip atlamak uzere hazirken sonucu birtek Tanri biliyordu. Olmesi an meselesiydi. Ama ayaklarinin ustunde dikilerek indi yere. Dimdik!
http://www.redbullstratos.com/ 


13 Ekim 2012 Cumartesi

Guide To Sadhakas by Gurudev



No complete knowledge is possible as long as there is the relationship of subject and object. When the subject and the object merge into absolute union there are no doubts or questions. When you enter the consciousness of the infinite you will have no problems. You will have no questions to ask, for the questioner and the questioned will be one ­ subject and object will be dissolved.

Only when action is quickened with love and illumined with knowledge, then the pilgrim in the spiritual path finds his destination and end. The one you seek is he who seeks you. The essential craving of the heart is the inner light. He who has faith, he who is tranquil and self-controlled, he who meditates on the Atman attains immortality and eternal bliss.

So, reduce your wants to the utmost minimum. Adapt yourself to circumstances. Never be attached to anything or to anybody. Share what you have with others. Be ever ready to serve. Lose no opportunity ­ serve with atma­bhava (feeling that the Self is all). Speak measured and sweet words. Have a burning thirst for God­realisation. Renounce all your belongings and surrender yourself to God.

Keep your soul strong and fresh and give it spiritual food ­ prayer, japa (repetition of God's name), selfless service, etc. Feed your mind with thoughts of God, your heart with purity, your hands with selfless service. Remain soaked in remembrance of God, with one­pointed mind. Repeat the Lord's name with faith and devotion. Meditate on his form and surrender your heart and soul to him.

Let the thought of God or reality keep away the thought of the world. Forget the feeling that you are so­and­so, that you are a male or a female, by vigorous brahma­cintana (contemplation of God.) Never postpone a thing for tomorrow if it is possible for you to do it today. Do not boast or make a show of your abilities. Be simple and humble. Always be cheerful. Give up worries. Be indifferent to things that do not concern you. Fly away from bad company and discussion. Be alone for a few hours daily.

Control the emotions by discrimination and vairagya (dispassion). Maintain equilibrium of mind always. Give up backbiting and fault­finding. Find out your own faults and weaknesses. See only good in others. Do good to those that hate you. Shun lust, anger, egoism, moha (delusion) and lobha (greed) like venomous cobras.

11 Ekim 2012 Perşembe

Meditation In Vedanta by Gurudev


Preliminary meditation for six months: 

1. On the blue expansive sky, all­-pervading air or ether, or light, or Himalayas, or infinite ocean.

2. On abstract qualities ­ mercy, patience, generosity, etc.

3. On abstract ideas ­ indivisibility, existence, wisdom, bliss, truth, eternity, immortality, infinity, purity, etc., will render the mind subtle and sharp and prepare it for deep abstract meditation on Atman.

Just as one thread penetrates all flowers in a garland, so also one Self penetrates all these living beings. Behold the one Self in all. Serve all. Love all. Give up the idea of diversity. You will be established in Brahman. When one Atman dwells in all living beings, then why do you hate others? Why do you use harsh words? Why do you try to rule and dominate others? Why do you exploit others? Why are you intolerant? Is this not the height of folly; is it not sheer ignorance?

Behold the "One in all". Feel, "I am the all", and "I am in all." Feel, "All bodies are mine; the whole world is my body, my sweet home". Feel, "I work in all hands; I eat in all mouths". Feel, "I am the immortal Self in all". Repeat these formulas mentally several times a day. Repeat Om mentally and feel oneness of life or unity of consciousness when you play football or tennis, when you drink and eat, when you talk and sing, when you sit and walk, when you bathe and dress, when you work in the office or answer the calls of nature. Spiritualise every movement, action, thought, feeling. Transmute them into yoga. Gradually names and forms will vanish and you will feel, "Aham asmi" (I exist). The balance or residue left will be Atman.

A jnani sees Atman everywhere; there is no thought of self; the lower self is entirely annihilated. He lives to serve all. He feels that all is himself only. He has cosmic vision and cosmic feeling. He is free from worry, trouble, difficulties and sorrow. He is always happy and cheerful.

In the formless vedantic meditation of advaitins (non­dualists) there will be an abstract mental image in the beginning of sadhana (practice). This will vanish eventually. When you meditate, deny names and forms, do neti­-neti (not this, not this).

4 Ekim 2012 Perşembe

SIVANANDA DAILY READING ve Turkce Meali :)

STRIVE

Strive. Strive to realise God. This is the purpose of human birth. The perfection of the realisation of absolute knowledge, supreme bliss and immortality is the one and only goal in human life. Release from the round of births and life in eternity is the goal of man. Till Self-realisation is attained, man is subject to the law of karma and rebirth. Finish your task - God-realisation in this life itself; do not postpone it. Just as food is necessary for the body so also daily meditation and prayer are necessary for the soul.

O man! Wake up from this slumber of ignorance. Why do you waste your life building castles in the air? Turn your gaze within. Stop all this hurry and worry. Sit down and relax. Dive deep within. Discover the pearl of Atman. You will be freed from birth and death here and now.

Remember the goal every moment of this life. Strive incessantly to realise it by living a life of detachment, dispassion, devotion, deep meditation and samadhi (self-knowledge).

O man! Nothing is permanent. All things change. All things pass away. Seek the permanent, changeless, immortal Atman and be free. He is truly wise who lives in the eternal and who is endowed with discrimination and dispassion.

Life is a transforming process by which attachment, fear, anger, hatred and lust are transformed by steady and rigorous discipline and meditation into joy, bliss, peace and love.

-----

In simplicity is the secret of real beauty. Simplify your life. Be humble, pure, straightforward and true to yourself and others. Be good and do good so that each tomorrow will find you farther than today. Be humble, be meek, be pure, be holy, be godly and peaceful. Be charitable. Be moral. Be humble. Be courageous. Be pure. Meditate. Become wise. Whoever does anything with enthusiasm, patience and perseverance, never fails to achieve his object. Annihilate desires.

Seek the company of saints and devotees. Control the mind. Control anger. Be charitable. Help the needy. Kill the ego. Be grateful. Respect the great. Be truthful. Indulge not in gossip. You will attain the supreme blessedness.

TURKCE MEALI: Kusur ettiysem affola :))


Ugras!

Ugras. Tanriyi anlamak icin ugras. Insan olarak dogmus olmanin amaci bu.  Mutlak bilginin, ilahi mutluluk ve olumsuzlugun tek ve yegane nedeni oldugunu anlamanin mukemmelligi Sonsuzlugun icindeki olum dogum dongusunden bagimsizlasmak insanin amacidir. Kendini bilmek gerceklesene kadar, insanoglu karmanin ve yeniden dogmanin kanunlarina bagimlidir. Isini bitir, -bu hayatta Tanriyi tanimayi- erteleme. Nasil ki yemek beden icin bir gereklilik, gunluk meditasyon ve dua da ruh icin bir gerekliliktir.

Ey Insanoglu! Uyan cehalet uykundan. Neden hayatini kumdan kaleler insa ederek ziyan ediyorsun? Bakisini iceri cevir. Butun bu aceleyi ve endiseyi birak bir yana. Otur ve rahatla. Derine dal. Atman’in incisini kesfet. Simdi, burda yeniden dogum ve olumden bagimsizlasacaksin.
Amacini hayatin her aninda animsa. Bagimliliklardan uzak, tarafsiz, adanmislikla, derin meditasyon ve Samadhi(kendini bilme)’li bir hayat yasayarak hic ara vermeden ugras.

Ey insanoglu! Hicbirsey kalici degil. Hersey degismekte.  Hersey gecmekte. Hic degismeyen, kalici olan, olumsuz Atman’i ara ve ozgur ol.Ebedide yasayan ve ayrimcilik (gercegi, ruyadan ayirabilmek) ve tarafsizlikla donatilmis olan gercekten erdemlidir.

Hayat; bagimlilik, korku, ofke, nefret ve ihtirasin, daimi ve ciddi bir disiplinle ve meditasyonla nese, mutluluk, huzur ve sevgiye donustugu bir surectir.
-----


Gercek guzelligin sirri basitlikte gizlidir. Hayatinizi basitlestirin. Mutevazi, saf, direk ve kendinize ve digerlerine durust olun.  Iyi olun ve iyi hareketler yapin. Mutevazi,uysal, saf, kutsal, ilahi ve huzurlu olun. Yardimsever olun. Ahlakli olun. Alcakgonullu olun. Cesur olun. Saf olun. Meditasyon yapin. Erdemli hale gelin. Heyecan, sabir ve gayretle calisan kimse asla amacina ulasmakta yenilgiye ugramaz. Arzularinizi yokedin
Azizlerin ve Tanri duskunu kisilerin arkadasligini arayin. Zihni kontrol edin. Ofkeyi kontrol edin. Yardimsever olun. Ihtiyaci olana yardim edin. Egoyu oldurun. Mutesekkir olun.  Cok iyi olana saygi duyun. Durust olun. Dedikoduya karismayin. Ilahi kutsanmisliga eriseceksiniz .