9 Ekim 2009 Cuma

Tanriya mektup devam ediyor

Uzun zaman oldu sana yazmayali, bir hafta aslinda, yine de seninle yasayarak geciyor hergunum. Sana yazmama gerek var mi seni yasarken. Insan kendinden uzakta olana yazar, kendinde olana yazan gorulmus mudur ki? Ben senden uzakta miyim bilmem ama bana soyleyecek bir sozun var midir acaba?

Sen ben yazarken bile karismaya basladin artik, kim kime yaziyor acaba? Biraz once sen bana yazdin da simdi de ben sana mi yaziyorum saniyorsun? Biliyorum sanmiyorsun ve goruyorum guldugumu gordugunu. Egleniyoruz degil mi beraber? Asma sakin o gul yuzunu. Seninle oyun cok zevkli. Kizin nereye saklandigini bilerek saklanmaktan hoslaniyor ya. Ayni seyi hissediyoruz iste. O da cocuk ben de. Once sana gozkirpip gostermek nereye saklandigimi, sonra da hadi beni bul nerdeyim diye seslenmek sana. Kizin gibiyim, kizinim. Ona iyi davran. Ofken geldiginde o ofke senin kendinden bosaltamadiklarin. O bir cocuk ayni benim gibi. Saf ama herseyi bilen. Saf olmasi aptal olmasi anlamina da gelmiyor. Zira saflastikca bileceksin daha da cok ya da daha da az. Sonunda tahmininden daha az sey biliyor olabilir misin? Olursun tabi. Ne var ki surda bilecek. Ben O’yum. Geride baska ne sir var, ne sirdas. Bir tek bu. Unutma. Gece olunca uyu, bilerek uyu. Sabah olunca uyan ama bilerek. Araba kullanirken, yemek pisirirken, canin sikilirken, kitap okurken, sinava girerken. Baska birsey gerekli degil. Unutma. Hani rahatsiz olmustun ya Ataturk her “beni hatirlayiniz” dediginde. Hatirlanacak tek bir gercek var. Gercek binlerce olmaz. Gercek bir tanedir. Tipki Ben gibi. Ama suretleri binlerce olabilir. Ama aslolan sadece Bir gercek vardir. Hic unutma. Yapacak hicbir seyin yok. Herseyi senin adina yapiyorum zaten. Sen sadece katilimcisin. Kaderi degistiremezsin ama kadere bakisini degistirebilirsin daima. Simdi git uyu. Uyanik olarak.

3 yorum:

düş dedi ki...

sağol Tanrım...

sufi dedi ki...

Kendinden kendine olan bu akışa hamdolsun.

Pinhan dedi ki...

Umacim sicacik oldu icim, ask olsun..