18 Temmuz 2009 Cumartesi

Yeterince yasini tuttun mu ?




Dun kuzinimle beraberdim. Fransizca kiz kuzen demek, severim boyle soylemeyi :) Kiz erkek farketmezdi aslinda, aslinda kuzenim olmasi da farketmezdi cunku oyle acik ki birbirimizi nasil calismak icin secip geldigimiz. O benle, ben onla konusur, donusur, aglasir dururuz. Sukretmem gereken bir iliskidir onunla yasadigim iliski.

Ben yine Mira ile zor gunler geciriyordum. Iki aydir Mira surekli aglayarak kalkiyor. Bazen bir saate yakin agliyordu. En son iki gun once bir ciglik atarak uyandi, kabus gordugu belliydi. Yanina gittim, sakinlesmesini beklemek icin yaninda oturdum, sakinlesmek bir yana beni gorunce daha da sinirlenip daha da cok kendinden gecti. Bir saate yakin aglamasinin ustune bir de beni iteleyerek, ofke icinde kovaladi odasindan. O daha uc yasinda bile degildi.

Icimde reddedilmislik, ofke, aci, burukluk pek cok duygu vardi karmancorman. Icimden soyle sesler duyuyordum, ben elimden gelen herseyi yapiyorum, ve su hale bak, ben bunu haketmiyorum. Ben kotu bir anneyim, ona artik iyi annelik yapamiyorum. Ne kadar cok uzuluyor, iki aydir boyle, yanlis seyler yapiyorum, cocuguma aci cektiriyorum. Daha da hatirlayamadigim pek cok ses vardi o gece ve benim gozyaslarimla sustular.

Ayni gunun gunduzu son zamanlarda okudugum en carpici kitaplardan birinde (The Unknown She- Hilary Hart)roportaj yapilan, Afrika kabilesinden Sobonfu Some'nin internette bir baska yazisini okumustum. Afrika'da insanlarin hala agliyor musun? Neden agliyorsun? gibi sorular sormadiklarini aksine, Yeterince yasini tuttun mu diye sorduklarini yaziyordu. Oylesine sarsildim ki bu cumleyle. Farkettim, her yas tutmak istedigimde (bunlar olumler, ayriliklardan cok benim cocukluk anilarimdir) pek cok kisi tarafindan hala mi bunlari konusuyorsun, koca kiz oldun sozlerini duydugumu animsadim. Ve farkettim ki, ben ne zaman icimde o gomdugum aci depresse, bu aciyi gormeyip baska yere dondurdum ve mesela esime neden vapura binmeden once bana telefon acmadin diye bagirdim. Ancak bu bagirmalarim ve bitmek tukenmek bilmeyen sikayetlerim sonucunde ben acilarima bakabilmeyi ogrendim.

Kuzinle konusurken anlattim Mira'yla yasadiklarimi. Ona nasil her gece dua ettigimi, sarki soyledigimi, sonra su verdigimi sonra beni otuz kere cagirsa da sabirla gitmeye calistigimi ama o ben bagirmadan beni cagirmaktan vazgecmedigini anlattim. Bagirmaktan utandigimi, icimin nasil bulandigini acidigini anlattim. Dinledi beni uzun uzun sabirla, VARlikla. Sonra sen ona kizgin degilsin ki. Sana hickimse dua okumadi, kimse sen agladiginda yanina gelmedi, kimse sana su getirmeyi umursamadi, bunlari hatirliyorsun yasarken ve sen asil onlara kizginsin dedi ve sonraki saat boyunca ben agladim herhalde.

Sonra dedim ona da 36 yasina geldim hala annemin babamin bana kucukken nasil davrandiklariyla ilgili gozyasi dokuyorum, ne zaman bitecek? Ne zaman gercekten yasini tuttugumda, acimi yasadigimda, icimdeki butun o gozyaslarini doktugumde bitecekti. Oysa ben her seferinde susturulmus veya sonrasinda da kendimi susturmustum.

Mirada tahammul edemedigimiz sebepli sebepsiz aglamasi diye dusunurken, farkettim ki o icinde aciyanlari o an kendini bana yakin hissettigi icin aglayarak atmaya calisiyor. Ben agladigimda, esim yanimda olup benim elimi tuttugunda, aglamam bitene kadar VARlikla beni dinlediginde, durdugunda, ve en sonunda benim icim temizlendi hissi gelip de gozyaslarimi sildigimde nasil da bambaska biri oldugumu animsadim. Nasil icimin ve disimin guldugunu, nasil da guzellestigimi hatirladim.

Derdim onun aglamasi degildi. Benim yeterince aglayamamis olmamdi.

Yeterince yasini tutmadigim herseyi beni O'ndan alikoyuyor goruyorum. Beni ve O'nu ayiran gozumdeki perde bu dokecegim gozyaslariyla incelecek ve gun gelince tertemiz olunca da kalkacak biliyorum, guveniyorum.

Artik buyudum artik kendi ayaklarim ustunde durabiliyorum ve icimde buyumeyen, hala aglamaya ihtiyac duyan o kucuk kizi da kizim gibi sefkatle sarmaliyorum. Once onun aglamasini dinleyebilirsem, biliyorum Mira'nin aglamalari beni kizdirmayacak, cunku uzulmeyecegim, hatta ileri gidip soyluyorum Mira daha aglamayacak, huzur icinde uyuyacak geceleri....

15 yorum:

guguk kuşu dedi ki...

annesiz ve sorunlu bir babayla büyümüş biri olarak bazı hırçınlıklarım ve belki de sertliklerim belkide anlayamamalarım ve sonunda kızmalarımın nedenini anlattın bana.

guguk kuşu dedi ki...

galiba ben de hiç yas tutmadım, hatta üstünü sıkı sıkı örttüm çocuk aklımla... naapsaki?

Uma dedi ki...

O yaslardaki kiza kucak acmamiz, dinlememiz, duymamiz, sonra oturup beraber aglamamiz, sonra da hadi artik iyiyiz deyip elinden tutup buyutmemiz gerek bence, yani bana gorunen yol bu :)
Sigarasiz, ickisiz, yalansiz, dolansiz. Acik secik. Seyretmek olanlari, sefkatle, yargilamadan, suclamadan, suclanmadan. Bol bol aglayarak :) Bebeklikten 6 yasa kadar bir cocuk kac bin kere agliyor. Ben kac kere susturuldum? Susturulduklarim kadar aglayincaya kadar. Sems ne demisti: Gozyasi olmazsa gokkusagi cikmazmis :)

guguk kuşu dedi ki...

Uma işin kötüsü ben hiç susuturulmadım. Sustum. Ağlamadım. Ağlamak istemedim. Ben üzülmüyorum ki, oyununu seçtim. ben naapıcam peki şimdi:(

Uma dedi ki...

Susturulmadin? Hatirlayabiliyor musun 1 yasini, 2 yasini :)
Ben uzulmuyorum ki oyununu ne zaman sectin? Kim acaba sana uzulmemeni ogretti? Ya da kimi kendine ornek aldin? Eger icin rahat degilse uzulmuyorum oyununu oynamaktan, daha dogrusu anladiysan bunun bir oyun oldugunu, ve icin uzuluyorsa, Mevlana'yi hatirlarim ben. Ya oldugun gibi gorun, ya gorundugun gibi ol. Zaten niye deneyimliyoruz butun bunlari? Oynamayi birakmak icin :) Ne guzel oyunun sonuna geldiysek oyle degil mi ?

sufi dedi ki...

Sevgili Uma;
18 Temmuz gece yarısı üst kat komşumuzun oğlunun acı ağlama sesleriyle uyandık.Tanışmış olsam gidip kapılarını çalıp "bir rahatsızlığı mı var?" diye soracak duruma geldim.Kulaklarımı kapatmadım, ama ağlamamak için kendimi zor tuttum."Acaba anne çocuğunu dövüyor mu" diye düşündüm.Çünkü kızgın demirle dağlanır gibi ağlıyordu.Hava aydınlanınca susan çocuk için acaba "ne oldu da sustu?"diyen düşüncem yine sakinleşmedi.Daha sonra çocuk ağlamalarına karşı bu hassaslığımın nedenini uzun uzun düşündüm bir neticeye varamamışken senin bu yazın bana ilaç gibi geldi.Tedavi oldum,olacağım inşaallah.Sevgilerimle.

düş dedi ki...

benim annem de sesli ağlamama çok kızardı, sus!ağlama!! demez ama sessiz ağla!! ağlarken sesini duymayacağım!! derdi..vicdan yapıyordu belki de kimbilir,beni adam ediyordu, sesli ağlamalarım ve gözyaşlarım buna engel olabilirdi belki de:)ağlayarak birşey elde etmemeyi böyle ögrendim ve g'ÖZyaşının, temizlenme, arınma demek olduğunu da..

Uma dedi ki...

Herkese dokunuyor hersey. Bir yerde kelebek kanadini cirpiyor dunyanin obur ucunda hissediliyor. Ayni boyle oldu...

Pinhan dedi ki...

ama biz buyuduk degil mi? koca kiz olduk, aglanir mi bundan sonra? artik sadece filmlerde ya da gercek hayatta baskalarinin huzunlerine aglamamiza anlayis gosteriyorlar, kendimiz icin aglanacak bu kadar sey varken. belki de kendi acilariyla yuzlesemedikleri icin kendine aglayan insan susturulmak isteniyor yetiskin camiasinda... buyudun artik, hala mi cocukluguna agliyorsun derken, kendini avutmaya ve susturmaya calisiyor toplum...

Uma dedi ki...

Birkac senede cok iyi ogrendigim birsey var, o da soyleyen kendine soyler.
Yani koca insan oldun agliyor musun hala diyorsa biri sana, aslinda o kendisini telkin ediyor sakin aglama koca insan oldun diye. Dedigin gibi yani :) Hep konustugumuz gibi :)

selvin dedi ki...

yas tutmak, bilinçaltına "bittiğini" söylemek için en iyi yol diye duymuştum. o anıları canlandırıp, bu kez 36 yaşındaki kadın olgunluğuyla olayları dışarıdan görmek ve o küçük kıza sarılıp avutmak bir yol olabilir belki. küçük kızı; özgür, güvende, sevilen ve onaylanan bir çocuk olduğuna ikna etmek...

eminim mira da bunu hissedecektir.
sevgiler...

Uma dedi ki...

Evet yol aynen bunu gosteriyor zaten :)
O kucuk kizi ikna etmek onemlisi, gecen gun soyledim onu ne kadar sevdigimi inanmadi, kapandi dizlerine yaaa evet eminim cok seviyorsun beni dedi...

selvin dedi ki...

Belki biraz şımartmak gerekiyordur küçük hediyelerle :) Ne istediğini duymak için daha çok zaman ayırmak... Gerçekten zor ikna oluyor bu küçük hanımlar, eh çok da haksız değiller :)

Uma dedi ki...

Evet Selvin :) ve bol bol ASK gerek :)

Brajeshwari dedi ki...

bu yazından çok etkilendim Uma..
O kadar kanıma dokundu ki bazı cümleler, ürperdim..

öpüyorum seni kocaman sarılıyorum..